Hayati risk! Soğuk havada o hastaya sıvı vermeyin!

Soğuk havanın tüm gücüyle kendini gösterdiği bugünlerde karşı karşıya olduğumuz tehlikeler var. Bunlardan biri de soğuğa maruziyet ve kaza sonucu oluşan hipotermi. Hipotermi, 35°C’nin altındaki vücut sıcaklığı olarak tanımlanıyor. Peki hayati risk içeren bu durum ne zaman oluşuyor? Bu soruyu yönelttiğimiz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüzbaşıoğlu, “Vücut sıcaklığı için normal kabul edilen sıcaklık değeri 37±0.5°C’dir. İnsan vücudu, çevresel koşullara uyum sağlayarak vücut ısısını bu sıcaklıkta dengelemeye çalışır. Vücudumuzun soğuk çevresel koşullara tepki vermek için sınırlı fizyolojik kapasitesi bulunur. Doğru giyinmek ve koruyucu önlemlere dikkat etmek, hipotermiden korunmak için kritik öneme sahiptir”diyor.

Kaza sonucu hipotermiden ölüme neden olabilecek durumlar; Alkol kullanmak, sokakta yaşamak, nöro psikiyatrik (Alzheirmer vb.) hastalık varlığı ve ileri yaş olarak sıralanıyor. Kış mevsiminde kaza sonrası araç içinde sıkışıp kalmak veya denize düşmek gibi nedenleri de bulunuyor. Çevresel maruziyet dışında bazı hastalıklar da hipotermi yapabiliyor. Bunlar adrenal yetmezlik, hipotiroidizm, nöromüsküler hastalıklar, yetersiz beslenme, sepsis, tiamin eksikliği, ilaçlar ve hipoglisemi olarak sıralanıyor.

Yaşlı kişiler hipotermi ve komplikasyonları açısından risk altında bulunuyor. Bu kişilerin hipotermik oldukları tespit edilirse acilen en yakın hastaneye başvurmalarının sağlanması gerekiyor. 35°C altı vücut sıcaklığına hipotermi denilirken birçok termometre 34°C altı vücut sıcaklığını ölçemediği için bu hastaların vücut ısılarının dışarıda ölçülmesi mümkün olamıyor. Bu durumda, klinik belirtilerin hastane dışında gözlemlenmesi ve hipoterminin varlığı ile ciddiyetinin tahmin edilmesi gerekiyor. Bazı bulgulara bakarak hipotermi tanısı koymak mümkünken çoğu zaman bunu yapmak için ek tetkike ihtiyaç duyulmuyor.

*Hafif hipotermi – Vücut sıcaklığının 32-35°C arasında olmasıdır. Kişinin etrafıyla iletişimde olduğu bu dönemde vücut ısısını kazanmak için gelişen savunma mekanizması titremedir. Ancak kişilerin soğuğa maruziyeti devam ederse (ıslak kıyafetler ile kalma, soğuk ortamda bulunmaya devam etme gibi) çevresine olan ilgi ve iletişimi azalacaktır. Bu hastalarda, hızlı nefes alma, kalp hızının artması ile denge problemleri ortaya çıkacak ve soğuk diürezi (vücudun su atmaya çalışması) olarak tanımlanan idrar yapma isteği oluşacaktır.

* Orta derecede hipotermi – Vücut sıcaklığı 28 – 32°C’ye inmiştir. Sözlü uyaranlara cevap olan bu dönemde titreme sonlanmış ve bilinç bozulmuştur. Bu kişilerde kalp hızı ve solunum sayısında azalma meydana gelip kalpte ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Beyin aktivitesinde (düşünme, algılama vb.) azalma dikkat çeker.

*Şiddetli hipotermi – Vücut sıcaklığı 28°C’nin altına inmiştir. Artık kişinin bilinci tamamen kaybolmuş (sözlü ve ağrılı uyaranlara cevap alınamaz) ve ölüme gidiş hızlanmıştır. Komanın ön plana çıktığı, tansiyonun düştüğü, ölümcül kalp ritim bozukluklarının görüldüğü ve reflekslerin kaybolduğu bir süreçtir.

Hipotermi sorunuyla karşılaşan hastalara nasıl müdahale etmek ve müdahale esnasında nelere dikkat etmek gerekir? Doç. Dr. Yücel Yüzbaşıoğlu, “Hipotermi hastalarına müdahale etme konusunda öncelikli olarak kendi güvenliğimizi sağlamalıyız. Bu, çığ altında kalmış birine yardım ederken sizin üzerinize de çığ düşme ihtimalini düşünmek ve gerekli önlemleri almaya benziyor. Hipotermik kişinin hava yolu açıklığı, solunum ve dolaşım varlığı değerlendirildikten sonra bilinci kontrol edilmeli, kişi hipotermik ortamdan bir an önce uzaklaştırılmalı ve ıslak kıyafetleri çıkarılmalıdır. Bilinci açık hafif hipotermik hastalara sıcak içecekler verilmeli, ısıtılmış battaniye ve ısıtıcılar kullanarak yardım edilmelidir” diyor ve devam ediyor;

“Orta ve şiddetli hipotermi durumunda, bilinci yerinde olmayan hastaya sıvıyı akciğerlerine kaçırma olasılığının yüksekliği nedeni ile içecek verilmemesi gerekir. Bu hastaları hareket ettirirken dikkatli olmak çok önemlidir. Sert hareketler ölümcül kalp ritim bozukluklarına yol açabilir. Sıcak battaniye, ısıtıcılar kullanılsa da ileri ısıtma teknikleri de gereklidir. El, ayak ve kulaklarda soğukla ilişkili yaralanmalar olduğunda bu bölgelerin ovulmaması gerekir. Bunun nedeni ovulma durumunda doku hasarlarının daha da şiddetli olmasıdır. Hipotermi sorunu yaşayan kişinin ıslak kıyafetleri çıkarılmalı, oda sıcaklığında yan yatırılarak koma pozisyonuna alınmalıdır. Hızlıca 112 ile iletişime geçilip en yakın hastaneye ulaştırılması hayati önem taşır.”

Related Posts

Contemporary genel ziyarete açıldı

Dünyanın farklı noktalarından sanatkarları bir ortaya getiren Contemporary Istanbul’un (CI) 17. edisyonu, sanatseverlerle buluştu. CI Vakfı (CIF …

İstanbul’un sanat aktifliği başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 1987’den bu yana düzenlenen “İstanbul Bienali” 17. sefer kapılarını açtı. Bu yıl 17 Eylül-20 Kasım …

Uzmanlardan korkutan ihtar: Gençlerde ‘tiroid nodülü’ ve ‘tiroid kanseri’ görülme sıklığı artıyor

Toplumda görülme oranı açısından epeyce yaygın bir sorun olan tiroid nodüllerinin son yıllarda 18-35 yaş aralığında görülme sıklığının arttığı …

Son dakika haberleri: Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anjiyo Ünitesi hasta kabulüne başladı

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine 11,3 milyon lira yatırımla kazandırılan Anjiyo Ünitesi’nin, hasta kabulüne başladığı bildirildi …

Komplo teorileri nedeniyle aileler topuk kanı taramasını reddediyor

Covid-19 pandemisiyle artan aşı zıtlığı ve komplo teorisi tesirinin, yenidoğan taramalarında da ortaya çıktığını belirtiliyor. Türkiye’de her yıl …

ABD’de maymun çiçeğine karşı aşılananların sayısı artacak

Maymun çiçeği virüsü kaynaklı hadiseler, birçok ülkede görüldü. Virüs ABD’de de yayılmaya devam ederken, bu ülkedeki sağlık yetkilileri, daha …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.