Omicron, çocuklardaki Covid-19 vakalarını da artırdı

Covid-19’un Omicron varyantı nedeniyle çocuk hasta ve hastaneye yatanların sayısında artış görüldüğünü belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ergin Çiftçi, “Yatan hastalarımızın çoğunluğu altta farklı hastalıkları da bulunan çocuklar. Sağlıklı çocuklarda şu an kötü bir seyir görmüyoruz” dedi.

Çiftçi, dünyayla birlikte Türkiye’de de baskın hale gelen Covid-19’un Omicron varyantının çocuklardaki etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Omicron’un etkisiyle günlük vaka sayılarının 70 binin üzerine çıktığına dikkati çeken Çiftçi, çocuklardaki Covid-19 vakalarında da buna paralel artış görüldüğünü vurguladı.

Prof. Dr. Çiftçi, “Hastanemize başvuran ve hastaneye yatan çocuk Covid-19 vaka sayısında ciddi artış oldu. Yakın bir dönemde Covid-19 yataklarımızın tamamı boşalmıştı. Bütün hastalarımızı taburcu etmiştik ve yeni Covid-19 vakası hastaneye yatmıyordu. Fakat Omicron’un ortaya çıkışıyla birlikte çocuk hasta ve hastaneye yatanların sayısında artış gördük. Şu an hastanemizde Covid-19’a ayrılan bütün yataklarımız dolu durumda” diye konuştu.

Covid-19 nedeniyle hastaneye yatırılan çocukların büyük bölümünde altta yatan farklı hastalıklar bulunduğuna dikkati çeken Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Covid-19 genel olarak erişkinlere göre çocuklarda daha hafif seyrediyor ama ağır etkilenen çocuklar da var. Örneğin karaciğer, kalp, böbrek gibi organların transplantasyonu (nakli), kemik iliği nakli yapılan, bağışıklık sisteminde sorun olan, kronik kalp hastalığı olan çocuklar var. Altta yatan farklı bir hastalığı olan çocuklar Covid-19’a yakalandıklarında hastaneye yatmak durumunda kalabiliyor. Yatan hastalarımız da çoğunlukla böyle. Altta yatan bir hastalığı olmayan, sağlıklı çocuklarda şu an kötü bir seyir görmüyoruz. Hastalık, genel olarak Delta varyantına göre daha iyi seyrediyor. Sağlıklı olup da hastanemizde Covid-19 nedeniyle yatan bir çocuğumuz yok.”

Prof. Dr. Çiftçi, Covid-19 geçiren çocuklarda nadiren Multisistem Inflamatuar Sendromu (MIS-C) görülebildiğine işaret ederek, “Covid-19’u belirtili veya belirtisiz geçiren çocukların bir kısmında iyileştikten yaklaşık 1-1,5 ay sonra Multisistem Inflamatuar Sendromu dediğimiz hastalık gelişebiliyor. Bu hastalıkta en çok gördüğümüz, vücutta döküntüler, gözlerde kızarıklık, dudaklarda çatlama, soyulma gibi deri ve mukoza belirtileri oluyor” ifadesini kullandı.

Ayrıca hastalık kaynaklı bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, halsizlik, çarpıntı ve kalp yetmezliği gibi bulgular ile organ tutulumlarını gördüklerini anlatan Çiftçi, şöyle konuştu: “Multisistem Inflamatuar Sendromu, zamanında tedavi edilmezse maalesef çocukların yaşamını kaybetmesine neden olabiliyor. Hastalık, Covid-19 geçiren çocukların çok küçük bir kısmında gelişiyor. Aileler, çocuklarını hastalıktan sonraki 1-1,5 aylık süre içinde takip etmeli. Eğer çocukta ateş veya bahsettiğim diğer belirtiler görülürse mutlaka bir hekime götürülmeli. Multisistem Inflamatuar Sendromu da akılda tutularak, çocuğun Covid-19 geçirdiği hekime iletilmeli.”

Çiftçi, hekimlerin MIS-C’yi kolaylıkla teşhis edebildiğini, hastalığın tedavisinin zor olmadığını belirtti.

Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle çocukların sosyal ortamlarda daha çok yer alacağına işaret eden Çiftçi, temel önlemlere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Aşıların Covid-19’un ağır geçirilmesini engellediğini, hastalığın yayılımının önlenmesinde de etkisinin bulunduğunu anımsatan Çiftçi, “Çocuğu olan anne babaların mutlaka aşılarını yaptırmaları ayrıca çocukla teması olması muhtemel kişilerin de aşılanmış olmasına dikkat etmesi gerekiyor. 12 yaş ve üstünde de eksik dozu bulunan çocukların aşıları mutlaka tamamlanmalı” uyarısında bulundu.

Çiftçi, tatilde çocukların bir araya gelerek yapacağı aktivitelerde de maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin, maske takılmayan kalabalık alanlardan uzak durulmasının önem taşıdığını söyledi.

Salgının kontrol altına alınamaması nedeniyle dünyada gelişmiş bazı ülkelerde 12 yaş altı çocuklarda Covid-19 aşılarının uygulandığını anımsatan Çiftçi, Türkiye’de de böyle bir uygulamaya gidilmesi gerektiği görüşünü paylaştı.

Mevsimsel etkiyle artan influenzanın (grip) da Covid-19’la benzer belirtiler gösterdiğine dikkati çeken Çiftçi, “İnfluenza ile Covid-19’u ve bazı diğer solunum yolu enfeksiyonlarını birbirinden ayırmak çok mümkün değil. Çoğunlukla birbirine benzeyen belirtileri bulunuyor. İnfluenzada ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük gibi belirtiler söz konusu. Bu belirtiler ortaya çıktığında mutlaka test yapılmasını öneriyorum” ifadesini kullandı.

Çiftçi, influenzanın da testle teşhis edildiğini ve tedavisinin ilaçla kolaylıkla yapılabildiğini vurguladı.

Related Posts

Contemporary genel ziyarete açıldı

Dünyanın farklı noktalarından sanatkarları bir ortaya getiren Contemporary Istanbul’un (CI) 17. edisyonu, sanatseverlerle buluştu. CI Vakfı (CIF …

İstanbul’un sanat aktifliği başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 1987’den bu yana düzenlenen “İstanbul Bienali” 17. sefer kapılarını açtı. Bu yıl 17 Eylül-20 Kasım …

Uzmanlardan korkutan ihtar: Gençlerde ‘tiroid nodülü’ ve ‘tiroid kanseri’ görülme sıklığı artıyor

Toplumda görülme oranı açısından epeyce yaygın bir sorun olan tiroid nodüllerinin son yıllarda 18-35 yaş aralığında görülme sıklığının arttığı …

Son dakika haberleri: Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anjiyo Ünitesi hasta kabulüne başladı

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine 11,3 milyon lira yatırımla kazandırılan Anjiyo Ünitesi’nin, hasta kabulüne başladığı bildirildi …

Komplo teorileri nedeniyle aileler topuk kanı taramasını reddediyor

Covid-19 pandemisiyle artan aşı zıtlığı ve komplo teorisi tesirinin, yenidoğan taramalarında da ortaya çıktığını belirtiliyor. Türkiye’de her yıl …

ABD’de maymun çiçeğine karşı aşılananların sayısı artacak

Maymun çiçeği virüsü kaynaklı hadiseler, birçok ülkede görüldü. Virüs ABD’de de yayılmaya devam ederken, bu ülkedeki sağlık yetkilileri, daha …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.