Türk iş dünyası yoğun Afrika mesaisi ile yatırımlarını artırmaya odaklandı

Olpak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi ziyaretleri kapsamında, iş dünyası temsilcileri olarak gerçekleştirecekleri Afrika temasları öncesinde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin hem resmi kurumlar hem de iş dünyası nezdinde yoğun bir Afrika gündemi olduğunu belirten Olpak, “1 ay öncesinde Afrika Birliği dönem başkanı Demokratik Kongo Cumhurbaşkanı’nı önce Cumhurbaşkanımız sonra biz ağırlamıştık. 2 hafta önce yine Afrika Birliği Komisyon Başkanı’nı İstanbul’da ağırladık. Cumhurbaşkanımızla şimdi 4 günlük bir Afrika ziyaretine çıkıyoruz. Önce Angola, sonra Togo ve Nijerya’ya gideceğiz.” diye konuştu.

Olpak, ziyaretin detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Ziyaretimizin ilk ayağı Angola özellikle yer altı zenginlikleriyle öne çıkıyor, toplam ticaret hacmimiz 178 milyon dolar. Bunun 174 milyon dolarını biz satıyoruz. Togo ile 153 milyon dolarlık ikili ticaretimiz var. 11 milyon dolar ithalat yaparken, 142 milyon dolarlık ihracatımız var. Nijerya’ya ise 611 milyon dolar ihracat, 129 milyon dolar ithalat yapıyoruz. Böylesi bir tablonun içinde hem yatırımların karşılıklı tanınması anlaşmaları, belki farklı alanlarda yeni anlaşmalar dahil olmak üzere hazırlıklar yapıyoruz. 20’si akşamı dönüyoruz, 21 Ekim tarihinde İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’nu (TABEF) gerçekleştireceğiz. Ticaret Bakanlığımızın ev sahipliğinde DEİK olarak destek verdiğimiz bir organizasyon. Hem Cumhurbaşkanımız hem de Demokratik Kongo Cumhurbaşkanı katılacak.”

– “AFRİKA’DA SAĞLIK ALANINDA ÖNEMLİ YATIRIMLARIMIZ VAR”

Türk yatırımcılar için tavsiyede bulunan Olpak, “Afrika’da Türk yatırımcılar için en öncelikli sektörler tarım, enerji, genel anlamıyla altyapı ve sağlık. Sağlığı birçok yönüyle görüyoruz. Macaristan, Türkiye ile birlikte Gana’da sağlık alanında bir yatırım başlatıyor; 160 milyon avro değerinde. Dikkate alınacak önemli bir yatırım.” diye konuştu.

Yoğun Afrika gündeminin devam edeceğine değinen Olpak, şöyle devam etti:

“Aralık ayında da yoğun bir Afrika gündemimiz olacak. 1-3 Aralık tarihleri arasında Fildişi Sahili’nin başkentinde Afrika Kalkınma Bankası’nın bir Afrika Yatırım Forumu olacak. Ticaret Bakanımızla Macaristan’da ‘Go Africa’ programımız var. 17-18 Aralık’ta da İstanbul’da Cumhurbaşkanımızın himayesinde Türkiye-Afrika 3. Ortaklık Zirvesi var. Önemli başlıklarımız var. Gıdanın bu salgın döneminde ne kadar önemli olduğunu gördük, tarım yine buradaki önemli başlıklarımızdan olacak. Yatırımlar gümrük birliği çerçevesinde ciddi şekilde ele alınacak. Dijitalleşme, enerji, sağlık ve sağlık turizmi, balıkçılık, altyapı, bankacılık ve finans konularını hep birlikte değerlendireceğiz.”

– “YEREL YATIRIMLARLA AFRİKA’DAKİ PAZAR PAYIMIZI LEHİMİZE ÇEVİRELİM”

Olpak, Afrika ülkelerinin kendi içlerinde daha korumacı bir ekonomi geliştirdiklerini anımsatarak, “Afrika Birliği geçen yıl sonu itibarıyla Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) imzaladı. DEİK olarak AFCFTA’nın sektörler bazında Türkiye’ye ne getirdiğini araştıran bir rapor hazırladık. Buna göre Afrika’ya ihracat yapan ülkeler bazında baktığımızda ilk fırsatta bize 50 milyon dolarlık ihracat azalması getiriyor. Toplam Afrika ile iş hacminin 25 milyar doların üzerinde olduğunu düşünecek olursak ihmal edilebilir rakam.” şeklinde konuştu.

Raporun detaylarını aktaran Olpak, “Afrika kendi içerisinde korumacılık kalkanlarını geliştiriyor ve bu ilk adım. İlk başta 50 milyon dolar gibi tahmin edilen bu azalma artabilir. Sadece buradan oraya ihracat yapmak yerine aynı zamanda yerel yatırımlarla kendimizi destekleyelim Afrika’daki pazar payımızı lehimize çevirelim. Rapor öncelikle diyor ki ben sınırlarımı dışarıya daha fazla kapatacağım. İçerde daha fazla yatırım yapılmasını istiyorum. Kendi aramdaki ticareti daha serbest hale getireceğim. Toplam 80 milyar dolarlık bir ticaretleri var, ilk aşamada bunu 90 milyar dolar ve üzerine çıkarmayı düşündükleri bir tablo bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bundan minimum etkilenecek ülkelerden olduğunu söyleyen Olpak, şunları kaydetti:

“Uzun vadede bakıldığında bizim ihracatımızın artışının ivmesinin de azalabileceği riski var. Bunu aşmanın yolları Afrika ile bizim de yapacağımız karşılıklı STA’lar olacaktır ama onun dışında Türk yatırımcılarının belirli ülkelerde yatırımlarının artırması gerektiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bunu yapmazsak bizim açımızdan risktir. Diğer tarafıyla da oradaki yatırımlar için buradan gönderilecek hammaddeler ve ara mamulleri düşündüğümüzde ihracatımızı ve yurt dışı yatırımlarımızı geliştirmek açısından da çok önemli bir fırsat. TABEF’de bunlar enine boyuna masaya yatırılacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir